AVRUPA

Yarım asırlık göç serüveni: Türkiye-Hollanda İşgücü Anlaşması 54. yılında

54 yıl önce bugün, birçok Türk vatandaşı İşgücü Anlaşması ile Hollanda’ya gitti. ‘Misafir işçi’ olarak göç eden Türkler, dört nesildir yaşamlarını Hollanda’da sürdürüyor.
19 Ağustos 2018

19 Ağustos 1964 tarihinde Lahey’de imzalanıp aynı gün yürürlüğe giren TürkiyeHollanda İşgücü Anlaşması, 25 maddeden oluşuyordu. Her iki devlet de Türk işçilerin Hollanda’da çalıştırılmasının her iki memleketin yararına olduğunu kabul ederek o gün anlaşmayı imzaladılar.

Türk işçilerinin toplanması, Hollanda’ya gönderilmesi ve orada işe yerleştirilmesi konularında mutabık olan iki devlet de aslında yepyeni hayat hikâyelerinin yaşanacağı bir süreci başlatmış oldular.

Bir çiçekle başlayan 400 yıllık dostluk

Türkiye-Hollanda ilişkilerinin tarihi aslında oldukça geçmişe dayanıyor. 1612 yılında ilk Hollanda Elçisi Cornelis Haga İstanbul’a atanmış, aynı yıl Sultan I. Ahmet tarafından Hollandalılara ‘ahidname-i hümayun’ verilmişti. Haga’nın İstanbul’a atanmasıyla başlayan iki ülke arasındaki ilişkiler, Amsterdam ekonomisinin ana temellerinden biri olan lale çılgınlığının da tohumlarının atılmasına neden olmuştu. Ardından birkaç yıl içinde Osmanlı topraklarından giden ilk lale soğanı, Hollanda ekonomisinin dönüm noktasını oluşturdu.

Diplomatik ilişkilerin tesisi ile Hollandalı tüccarların o dönemde Osmanlı İmparatorluğu’ndaki faaliyetleri arttı. Aynı zamanda Hollanda elçileri Avusturya ve Rusya ile yapılan savaşlardan sonra barış müzakerelerinde arabulucu olmuştu. Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk daimî temsilcisi ise 1859 yılında, Lahey elçisi olarak atanan Yahya Karaca Paşa’ydı.

Cumhuriyetle beraber iyi ilişkiler devam etti

Cumhuriyetin ilanından sonra Hollanda ile imzalanan ilk anlaşma 1924 yılında imzalanan ‘Türkiye Cumhuriyeti ile Felemenk Kraliyeti Arasında Muhadenet Muahedenamesi. Bu anlaşma bir dostluk anlaşması idi. Hollanda ile iyi ilişkiler Türkiye Cumhuriyeti döneminde de devam etti.

400 yılı aşkın bir süredir yakın ilişkiler sürdüren ve 60 yıldır da NATO müttefiki iki ülke, Mart 2017 yılında yaşanan tatsız olaylar sonucunda diplomatik krize girmişti. Geçtiğimiz gün, iki ülkenin Dışişleri bakanlarından gelen açıklamalarla önümüzdeki dönemde ilişkilerin normalleşeceği yönünde.

Ekonomik olarak da iyi ilişkiler kuruldu

Merkez Bankası verilerine göre, 2002-2017 Ekim döneminde Türkiye’den Hollanda’ya yapılan uluslararası doğrudan yatırımların toplamı 10 milyar 641 milyon dolar olup, Türkiye’den yurtdışına yapılan doğrudan yabancı yatırım bakımından Hollanda ilk sırada yer aldı.  Hollanda Merkez Bankası verilerine göre, 2016 yılında ülkemizden Hollanda’ya yapılan doğrudan yatırımların toplamı 5 milyar 60 milyon euro. Hollanda’da yerleşik girişimcilerimizin sayısı 25 bin civarında olup yaklaşık 67 bin kişiyi istihdam ediyor.

Hollanda Merkezi İstatistik Kurumu’nun (CBS) 2018 verilerine göre, 1,7 milyon göçmenin yaşadığı Hollanda’da Türk toplumunun nüfusu ise yaklaşık 410 bin.

Siyasal katılım

İki ülke ilişkilerinin temelini oluşturan Türkiye kökenliler 54 yılda, sadece ‘işçi’ olarak kalmadı; sosyal, siyasal ve ekonomik yaşama da dâhil oldular. Bu süreçte ülkedeki Türkiye kökenliler hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde kendilerine yer buldu.  Özellikle bu yıl Mart ayında yapılan seçimlerde Türkiye kökenli milletvekillerinin kurduğu DENK partisi büyük bir çıkış yakalayarak Temsilciler Meclisi’ne 3 vekil göndermeyi başardı.

Hâlihazırda Senato’da Türk kökenli üye bulunmamakla birlikte, 15 Mart’ta gerçekleştirilen genel seçim sonuçlarına göre, 8 Türk kökenli milletvekili temsilciler meclisine girdi.

Uyum örneği

Siyaset hayatının yanı sıra sanat, spor ve akademik alanlarında da pek çok Türk Hollanda’da adından bahsettirdi.

Hollanda doğumlu Türk müzisyen Karsu Dönmez Hollanda başta olmak üzere, dünyadaki birçok caz festivalinde sahne aldı. Bu alanda birçok ödülü bulunan Karsu, müzikal ve vokal tarzı ile sık sık Norah Jones’la bile karşılaştırıldı.

Türk kökenli Serdar Gözübüyük ise Hollanda’da profesyonel düzeyde hakemlik yapan ilk ve tek Türk kökenli hakem olmasının yanında Hollanda’nın FIFA kokartlı en genç hakemi unvanına sahip.

Bunun yanı sıra, henüz 18 yaşlarını doldurmayan Hollanda’nın Türk kökenli sporcuları, Ferdi Kadıoğlu ve Naci Ünüver’de adlarını spor camiasında duyurmayı başardılar.

Şu an profesyonel olarak futbol oynayan Ömer Bayram, Oğuzhan Özyakup, Bilal Başakçıoğlu, Mustafa Saymak, Evren Korkmaz, Zeki Erkılınç ve Doğucan Haspolat’ta Hollanda’da yetişmiş başarılı Türk kökenli sporculardan…

Hollanda’da “Türkiye yolu” levhası

Hollanda’nın Belçika sınırına yakın Oostburg ilçesine yakın bir noktada Türkiye yolu (Turkijeweg) ve biraz daha ilerisinde Türkiye (Turkeye) levhasıyla karşılaşmanız mümkün. Çünkü Hollanda’da Türk bayrağının dalgalandığı, içinde hiç Türk yaşamayan ancak adı ‘Turkeye’ olan bir köy var. Köyün hemen girişinde Türk bayrağı gelenleri karşılıyor.

Köyde adına ‘Türk Elçiliği’ dedikleri bir müze de bulunuyor. Müzede gönüllü bir elçi ziyaretçilere Türk kültürünü tanıtıyor. Gelenleri kapıdaki ‘Ne mutlu Türküm diyene’ levhası ve ‘Hoş geldiniz’ yazısı karşılıyor. Müze tamamen Türk kültürüne göre döşenmiş ve her yerde Türk kültürünü hatırlatan nesneler var.

Köye bu ismin neden verildiği konusunda kesin bir bilgi yok. Ancak bir rivayete göre, 1600’lü yıllarda Hollanda Prensi Maurits, Osmanlı’dan İspanya’ya karşı yardım istediğinde Osmanlı asker yerine Osmanlı donanmasının kıyafetlerini ve Osmanlı flamasını yollamıştı.  Gemilerdeki Osmanlı flamasını gören İspanyollar, Osmanlıdan çekinerek geri dönmüşler. Belki de bir vefa göstergesi olarak da köye “Turkeye” ismi verilmişti.

©DiasporaHaber