AVRUPA

Habil Kılıç 17 yıl önce bugün NSU tarafından acımasızca katledildi

Bugün NSU terör örgütünün dördüncü kurbanı olan Habil Kılıç’ın ölüm yıl dönümü.
29 Ağustos 2018

Münih’te 2001 yılında aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü tarafından katledilen Habil Kılıç’ın ölümünün üzerinden bugün 17 yıl geçti. 2013’te başlayan NSU davası Temmuz 2018 tarihinde nihai karara bağlandı. Ancak cinayetlerin tam olarak aydınlatıldığını söylemek mümkün değil.

2000 ve 2007 yılları arasında Almanya’nın farklı şehirlerinde 8’i Türk toplam 10 kişiyi katleden NSU terör örgütü 2011 yılında açığa çıkmasıyla birlikte deşifre edilmişti. Terör örgütün en önemli üyeleri Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschaepe 1998’den beri Chemnitz ve Zwickau şehirlerinde yaşamlarına gizli bir şekilde devam ettiriyorlardı. Üç patlamadan, on beş banka soygunundan ve on kişiyi öldürmekten sorumlu olan NSU terör örgütü en az 200 kişi tarafından destekleniyor ve eylemlerine yardım ediliyordu.

NSU’nun dördüncü kurbanı: Habil Kılıç

17 yıl önce güney Almanya’nın Münih şehrinde işlettiği markette silahla kafasından vurularak öldürülen Habil Kılıç, NSU terör örgütünün dördüncü kurbanıydı. Mundlos ve Böhnhardt poşetin içinde sakladıkları silah ile satış tezgâhının arkasında duran 38 yaşındaki Kılıç’ın kafasına iki kurşun sıktı. Kılıç’ı vahşice katlettiler. Olay yerinde hayatını kaybeden Habil Kılıç’ın bedeni kısa bir süre sonra bir müşteri tarafından bulundu. Faillerinin bulunması ise yıllar sürdü.

Kılıç’ın cinayetinin sebebini araştırmak üzere cinayet büro yıllarca kumar, uyuşturucu, fuhuş gibi sebeplere yoğunlaştı. PKK-Ülkü ocaklarına dair çevreleri araştırtırdı. Polisler Habil Kılıç ve ailesine mafya üyesiymiş gibi muamelede bulundu. Aşırı sağcı ve ırkçı bir terör örgütünün kurbanı olabileceğine polis ihtimal bile vermemişti.

Katiller eşinin olmadığı zamanı kolladı

Marketin asıl sahibi olan Habil Kılıç’ın eşi Pınar Kılıç eşinin öldürüldüğünde Türkiye’de tatilde idi. Kendi işinden döndükten sonra çoğu zaman eşinin marketinde yardımcı olan Habil Kılıç, eşinin tatili bitene kadar marketi işletmeyi planlıyordu.

Katillerin Pınar Kılıç’ın markette olmayışını fırsat bilip dördüncü kurbanını öldürmelerinde planlı bir eylem olabilme durumu kafalarda soru işareti bıraktı.

Memlekette akrabaları soruşturuldu; kızı okuldan atıldı

Mahkeme duruşmaları sırasında eşinin öldürülmesinde suç ortağı olan Beate Zschaepe ile yüz yüze oturan Pınar Kılıç, Hâkim Manfred Götzl’e polise karşı duyduğu öfkeyi dile getirdi. Cinayetten sonra polis ekiplerinin evlerini taradığı ve mobilyalarını kullanılmaz hâle getirdikleri, aile içi cinayet olabileceği, mafya bağlantılarını ortaya çıkarabilmek için Alman polislerin Türkiye’deki memleketlerine kadar gidip akrabalarını sorguya çektikleri duruşma salonunda Pınar Kılıç tarafından dile getirildi.

Marketi kapattıktan sonra yeni işyerinde insanlar tarafından dışlandığını anlatan Kılıç, gerçek failler ortaya çıkana kadar çok zor dönem geçirdiklerini söyledi. Kızının okuduğu okulun müdürü faillerin okulu da basabilecekleri ve cinayet işleyebilecekleri gerekçesi ile 12 yaşındaki Deniz’i okuldan atmıştı.

NSU davası sonuçlandı ama soru işaretleri bitmedi

2011 yılında Mundlos ve Böhnhardt yanmış karavanlarında ölü bulunduktan sonra ortaya çıkan, Alman devletinin aşırı sağ ile verdiği en büyük sınavlarından biri olarak tanımlanan NSU terör örgütü davası 2013 yılında mahkemeye taşındı. 5 yıl süren dava 11 Temmuz 2018 yılında karara bağlandı.

Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görülen NSU davasında yer alan 5 sanık yargılandı. Mundlos ve Böhnhardt’ın en yakını ve terör örgütünün başlarından biri olarak bilinen Beate Zschaepe ömür boyu,  Ceska tipi silahı tedarik etmekle suçlanan Ralf Wohlleben 10 yıl,  Carsten Schultze 3 yıl, Andre Eminger 2 yıl 6 ay ve Holger Gerlach, 3 yıl  hapis cezasına çarptırıldı.

Hükümler verildi; ama cinayetlerin arka planında neler yaşandığı ve terör örgütünün devlet ile bağlantısı açıklığa kavuşmadı.

© DiasporaHaber