DÜNYA

Anadil, sürdürülebilir kalkınma için önemli!

Küresel diller karşısında kaybolmaya yüz tutan yerel diller, UNESCO tarafından yaklaşık yirmi yıldır deyim yerindeyse koruma altında. Bu kapsamında her yıl kutlanan Uluslararası Anadil Günü vesilesiyle yerel dillerin önemi hatırlatılıyor. Uluslararası Anadil Günü için belirlenen bu yılki tema ise “sürdürülebilir kalkınma için dilsel çeşitliliği korumak ve çokdilliliği teşvik”.
21 Şubat 2018

DiasporaHaber – Küresel diller karşısında kaybolmaya yüz tutan yerel diller, UNESCO tarafından yaklaşık yirmi yıldır deyim yerindeyse koruma altında. Bu kapsamında her yıl kutlanan Uluslararası Anadil Günü vesilesiyle yerel dillerin önemi hatırlatılıyor. Türkiye’nin de üye olduğu UNESCO’nun Anadil Günü için belirlediği bu yılki tema ise “sürdürülebilir kalkınma için dilsel çeşitliliği korumak ve çokdilliliği teşvik”.

Dünya tarihinde göçler hep var olmuş ve var olmaya da devam ediyor. Göçlerin bir getirisi birbirini tanımayan milletleri ve aynı dili konuşmayan insanları bir araya getirmek. Göç edenlerin ulaştıkları coğrafyada anadillerini korumaları bir nevi hafızalarını da korumak anlamına geliyor.

Bu bağlamda anadili korumak, anadillerin kaybolmasını engellemek ve önemini hatırlatmak adına özel bir günde kutlanıyor. Her yıl 21 Şubat tarihinde kutlanan Uluslararası Anadil Günü tüm milletlerin dillerini korumak ve değer vermek adına ilk olarak 17 Kasım 1999 tarihinde UNESCO tarafından açıklanmıştı. 21 Şubat 1952’de Dakka’da beş öğrencinin anadilleri olan Bengalcenin resmî dil olması için toplanması ve gösteri esnasında polis tarafından öldürülmeleri sonucu Uluslararası Anadil Günü bu tarihe (21 Şubat) sabitlendi.

Anadilin önemi

Dillerin yok olma tehlikesi günümüz dünyasında karşı karşıya olduğumuz tehlikelerden biri. Esasında var olan bir lisanı kaybetmek, ortak tarihimizden bir şeyler kaybetmek anlamına da geliyor. Yeryüzündeki dillerin muhafazası için çalışmalar yürüten UNESCO, 2002 yılında yayınladığı “Dünya Dilleri Atlasında” hâlen konuşulan 6000 dilin nerdeyse yarısının unutulma tehlikesine dikkat çekmişti.

Anadil, ailelerin gelecek çocuklara verdikleri en önemli hediye. Çünkü bireyin dış dünya ile ilk iletişim aracı ve bu doğrultuda kişinin zihin dünyasını yansıtıyor. Uzmanlara göre insan kültürünü, çevresini, ahlakını ve düşüncelerini en iyi anadiliyle ifade ediyor ve bu yüzden anadil, bireyin kimliğinin en önemli parçasını oluşturuyor. Kişinin anadilini kaybetmesi aslında benliğine dair önemli unsurları yitirmesi anlamına da geliyor.

Anadile hâkim olmanın avantajları

En eski dillerden olan ve çok geniş bir coğrafyada konuşulan Türkçe oldukça zengin bir sanat ve bilim dili. Tarihte güçlü medeniyetlerin sözcüsü olan Latince ve Eski Yunanca gibi diller kullanımdan kalkmışken Türkçe hâlâ milyonlarca insanlar tarafından konuşulan diller arasında.

Bir dilin gelişmişliği milletinin gelişmişliğini yansıttığı için anadil olarak Türkçe öğretimi hayati önem arz ediyor. DiasporaHaber olarak, Uluslararası Anadil vesilesiyle, mülakat gerçekleştirdiğimiz Fransa Rouen Normandiya Üniversitesi, Dil Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Akıncı da özellikle Türk diasporasının yaşadıkları ülkenin yerel dilinin yanı sıra anadillerine de hâkim olmaları gerektiğini vurguluyor. “İki dillilik daima zenginliktir! Gençlerimiz ve ebeveynlerimiz bu gerçeği unutmasınlar” diyerek yıllarca yurt dışında Türkçenin önyargıların kurbanı olduğu gerçeğini ifade ediyor.

DiasporaHaber’e Türkçe dersleri konulu özel dosyamız kapsamında detaylı bir yazı ile katkıda bulunan Berlin Eğitim Müşaviri Prof. Dr. Cemal Yıldız ise “Kendi dilinin imkânlarını kavrayan öğrenci, yaşadığı ülkenin dilini de kolay öğrenir” diyerek yurt dışında ikamet eden vatandaşların yaşadıkları ülkenin eğitim sistemi içerisinde Türkçe derslerinin yeri ve konumunun önemli olduğunu açıklıyor.

Anadil öğretimi desteklenmeli

Diller, bir milletin maddi ve manevi değerlerinin korunması adına önemli araçlardan. Bunun yanı sıra dünya genelinde tam anlamıyla bir barış ortamı sağlamak için de olmazsa olmaz unsurlardan. Sürdürülebilir bir barış ortamı için hayatın her alanında anadilin özgürce ve tümüyle kullanılması gerekiyor.

Başka bir deyişle, anadil öğretiminin desteklenmesi, hem yeryüzünde var olan dil birikimlerinin kaybolmasına engel olmak hem de dünya üzerinde kültürel farklılara hoşgörüyü yaygınlaştırmak adına önemli. Zira her dil içerisinde farklı bir coğrafya ve bir kültür barındırıyor.

Yaklaşık yirmi yıldır farklı temalarla kutlanan Uluslararası Anadil Günü, bu yıl sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde anılıyor. “Dil çeşitliliği ve çokdillilik sürdürülebilir kalkınma için önemli” başlığıyla anadil aracılığıyla dil çeşitliliğinin ve çokdilli eğitimin desteklenmesi hedefleniyor.

Bu doğrultuda UNESCO günün anlamına binaen okullarda öğretmenlerin öğrencilerinden anadillerinde sunum yapmalarını, şiir söylemeleri veya hikâye anlatmalarını istiyor. Öğrencileri ise anadillerinde kültürel aktiviteler düzenleyerek (film ve tiyatro izleme, müzik dinleme) zenginliklerini paylaşma yönünde teşvik ediyor.

© DiasporaHaber