AVRUPA

Abdürrahim Özüdoğru 17 yıl önce bugün NSU tarafından katledildi

Almanya’da 2000 yılında başlayan NSU cinayetleri, üzerinden uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen hâlâ aydınlatılabilmiş değil. Terör örgütünün ikinci kurbanı olan Abdurrahim Özüdoğru’nun ölüm yıldönümünde tüm ırkçı saldırı kurbanlarını anıyor ve cinayetlerin bir an önce çözülerek gereken adaletin sağlanmasını temenni ediyoruz.
13 Haziran 2018

Almanya’da dokuz göçmen ile bir Alman polisinin ölümünden sorumlu tutulan ve 4 Kasım 2011’de varlığı tesadüf eseri ortaya çıkan Nasyonal Sosyalist Yeraltı örgütü (NSU), Alman devletinin aşırı sağ ile verdiği sınavın en büyük ölçütlerinden birinin teşkil etmeye devam ediyor. Davaların üzerinden beş yıl geçmesine rağmen örgütün üzerindeki sis perdesi hala kalkmış değil. 17 yıl önce bugün işlenen Abdurrahim Özüdoğru cinayeti ise hâlihazırda aydınlatılamayan davalardan birini teşkil ediyor.

Abdurrahim Özüdoğru: NSU’nun ikinci kurbanı

Bir saat fabrikasında makine teknikeri olarak çalışan Özüdoğru bir yandan işine gidip gelmekte bir yandan da Nürnberg’de eşi için açtıkları terzi dükkânıyla ilgilenmekteydi.

Özüdoğru, 13 Haziran 2001’de bir Çarşamba günü müşterilerinin işlerini yetiştirmeye çalışırken, 16.15-17.00 sularında dükkânına giren teröristlerce başından vurularak öldürüldü.

Katiller işledikleri cinayetin videosunu çekerek olay yerinden ayrıldılar. Olaya şahit olan bazı görgü tanıkları Doğu Avrupalı görünümünde bir kişinin kaçtığını iddia ettiler.

Özüdoğru’dan geriye kalanlar

1952 doğumlu Abdurrahim Özüdoğru ardından bir kız ve bir eş bıraktı. Eşi Gönül Özüdoğru ve kızı Tülin Özüdoğru cinayet sonrası bambaşka bir hayat sürdürmeye başladılar. Ruhen ve bedenen çöken Özüdoğru ailesi yaşadıkları psikolojik sorunlar nedeniyle çeşitli hastalıklara yakalandılar. Tülin sarılık geçirerek bir sene tedavi görürken Gönül Hanım da kansere yakalandı.

Geçim sıkıntısı da çeken anne Özüdoğru hayata, tutunabilmek adına çeşitli işlerde çalıştı. Tülin Özüdoğru ise acı olay esnasında Wiesbaden Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümünde tahsil görüyordu. Babasının ölümü üzerine kısa süre okuluna ara vermişti. Ancak yaşadığı ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklar ve çalışmak zorunda kalması nedeniyle eğitimini hâlâ tamamlayamadı.

Sonuçlanamayan bir süreç

NSU cinayetleriyle ilgili yargı süreci ancak 2013 yılına gelindiğinde başlatıldı. NSU davasında henüz sonuç alınamaması ve yaşanan olayların vaktinde soruşturulmaması, güvenlik birimlerine olan güveni sarsarken Türkler arasında büyük tepkilere de neden oldu. Davada, örgütün hayatta kalan tek üyesi Zschaepe ile örgüte yardım ve yataklık yapan 4 kişi yargılanıyor.

Özüdoğru’nun davasında ise ailenin komşusu ve diğer tanıklar korktuklarını belirterek ifade vermekte çekinmeleri cinayetin üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen meselenin aydınlanmasını engelliyor.

© DiasporaHaber